Gündem

İnsanların Yapay Deprem Üretme Olasılığı

İnsanoğlunun Yapay Deprem Üretme Olasılığı başlıklı konumuzda, insan kaynaklı doğal olmayan yıkıcı depremler üretilebilir mi? konusunu inceleyeceğiz.  

İnsanların Yapay Deprem Üretme Olasılığı


Depremler genellikle büyük ölçüde öngörülemeyen doğa olaylarıdır. Ancak yapılan araştırmalar neticesinde bu durumun değişkenlik gösterdiği ortaya çıktı.

Son 100 yılda insan faaliyetlerinin depremlere neden olduğu, yaklaşık 730 alan tespit edildi. İnsanların sismik aktiviteyi etkileyebileceğini uzun zamandır biliyor olsak da, araştırmacılar insan aktivitesinin 7.0 ve üzeri büyüklüğünde depremlere neden olduğunu ve dünyanın bazı bölgelerinde deprem sayısının açıkça arttığı keşfedildi.

Tıpkı doğanın neden olduğu depremler gibi, insan kaynaklı depremler de tehlikeli, hatta ölümcül olma potansiyeline sahiptir. Jeologlar ise bu depremlerin insanlar ve çevre üzerindeki etkilerini yeni yeni anlamaya başlıyorlar.

İnsanlar Depremlere Nasıl Neden Oluyor?
İnsan kaynaklı depremlerin etkileri doğanın yarattığı etkilere benzer olabilir, ancak genellikle önceden sismik aktivitenin çok az olduğu veya hiç olmadığı bölgelerde görülür. Doğal depremlerin çoğu, tektonik plakaların birleştiği yerlerde yaygın olarak bulunan fay hatları boyunca meydana gelir. Ancak insan faaliyetinin tetiklediği depremler tektonik levhaların kenarlarından uzakta meydana gelebilir. Her depreme neyin sebep olduğu tam olarak insan faaliyetinin türüne bağlıdır.

Madencilik dünya çapında insan kaynaklı depremlerin tetiklenmesinde önemli bir yere sahiptir. Şu ana kadar dünyanın çeşitli noktalarında madencilik kaynaklı yaklaşık 271 bölgede yapay deprem aktivitesi tespit edildi. Madencilik faaliyetlerinde yeraltındaki malzemelerin kontrolsüzce yeryüzünden çekilmesi levhalar üzerinde istikrarsızlığa neden olabilir, bu da depremleri tetikleyen ani çökmelere yol açabilir.

Bir diğer yapay deprem aktörü ise barajlardır. Dünyada bugüne kadar 167 bölgede gerçekleşen depremlerde su rezervuarının su tutması veya baraj inşası olarak adlandırılan olaylarla tetiklendi tespit edilmiştir.

Dünyada baraj ve rezervuar kaynaklı olduğu düşünülen en ölümcül deprem 2008 yılında Çin’in Sichuan eyaletinde meydana gelen 7,9 büyüklüğündeki depremdir. Bu depremde yaklaşık 80.000 kişinin öldüğü ya da kaybolduğu tahmin ediliyor. Bilim insanları bu depremin, bilinen bir fay hattı üzerine inşa edilen Zipingpu Rezervuarında toplanan 320 milyon ton suyun ağırlığından kaynaklandığına inanıyor.


ABD’de ise insan kaynaklı depremlerle ilgili yapılan araştırmalarda yapay depremlerin büyük ölçüde petrol ve doğal gaz için hidrolik kırılma neticesinde oluştuğu gözlemlendi. ABD Jeoloji Araştırması’na göre, kırma işlemi hem doğrudan hem de süreçte kullanılan atık suyun bertaraf edilmesiyle sismik aktiviteyi tetikleyebileceği belirlendi.

Depremlerin kırılmanın kendisi tarafından tetiklendiği 29 proje sahası, kırılma sonrası atık su bertarafı nedeniyle depremlerin meydana geldiği 36 saha ve spesifik olmayan petrol ve gaz atık su bertarafı nedeniyle depremlerin meydana geldiği 12 saha buldular.

Yoğun hidrolik kırma faaliyetlerine maruz kalan Oklahoma örneğinde ise, daha önce jeolojik olarak daha sessiz olan bir bölgede her yıl yüzlerce küçük deprem gözlemlenmiştir. Deprem tetikleyicileri ayrıca 22 lokasyonda ve iki inşaat sahasındaki nükleer patlamalardan da tespit edildi.

Tüm antropojenik projelerin, Dünya’nın kabuğunda etkili olan kuvvetleri etkilediği yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıktı. “Örneğin, kütle ekleyerek veya çıkararak, Dünya’nın bu değişikliklere tepki vermesine ve bazı durumlarda depremlerin tepki vermesi olası bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlgili Olasılıklar

Başa dön tuşu