Kadına Şiddetin Önlenebilme Olasılığı

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” Mustafa Kemal Atatürk
“Kadına Şiddetin Önlenebilme Olasılığı” başlıklı konumuzda kadına şiddetin kanunlar ve toplum nezdinde önlenebilirliğine dair ne gibi çözümler üretilebileceğini kapsamlı olarak inceleyeceğiz.
Kadına şiddet, cinsiyet temelli bir şiddet türüdür. Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şekillerde gerçekleşmektedir. Bu tür şiddet, kadınlara cinsiyetleri nedeniyle uygulanır ve kadınların fiziksel veya duygusal zarar görmesine, baskı altında hissetmelerine veya haklarının ihlal edilmesine neden olur.
Kadına şiddet, insan haklarına ve cinsiyet eşitliğine aykırı bir davranış biçimidir ve ciddi sonuçlara yol açar. Ülkeler ve toplumlar, kadına şiddeti önlemek ve sona erdirmek için yasal düzenlemeler, eğitim kampanyaları ve destek hizmetleri gibi çeşitli önlemler alırlar.
Türkiye OECD ülkeleri arasında kadınların erkeklerden fiziksel veya cinsel şiddet görme oranın en yüksek olduğu ülke olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 kadından 4’ü yaşamı boyunca erkek şiddetine maruz kalıyor. Ülkemiz G20 üyesi ülkeler arasında kadına yönelik şiddetin en yüksek olduğu ülke olarak dikkat çekiyor.
Türkiye genelinde 2000 kişinin katılım sağladığı kadına şiddet araştırması
Katılımcıların %72’si toplumdaki en büyük sorunlardan birinin şiddet olduğunu belirtiyor. Kadınların %76’sı en büyük sorun olarak şiddeti belirtirken, bu oran erkeklerde %67 olarak görülüyor. Kadınlara göre, sokaktaki baskı ve taciz (%73) diğer önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.Katılımcıların %42’si ya kendilerinin ya da çevrelerindeki birinin şiddete maruz kaldığını dile getiriyor.
Kadınların %56’sı bu durumun farkında, ancak erkeklerde bu oran %27’ye düşerek toplumsal algıda belirgin bir dengesizliği öne çıkarıyor. Şiddetin en sık eşlerden geldiği görülüyor. Şiddetin en yaygın nedeni olarak öfke (%54) belirtilirken, bunun yanı sıra anlaşmazlıklar (%38) ve ekonomik zorluklar (%30) diğer önemli nedenler olarak ifade ediliyor.
Kadına Şiddet Nasıl Önlenebilir?
Bu hususta atılacak ilk adım kadına karşı şiddet konusunda toplumun her katmanının derinlemesine bilinçlendirilmesidir. Bu bilinç oluşturulurken, en öncelikli yapılması gereken hamle ise kadının kendi başına bir birey olarak kabul edilmesinin sağlanmasıdır. Nitekim bu husus toplumsal zihniyet kodlamalarının baştan yazılması demektir.
Burada Devletinde önemli roller üstlenmesi elzemdir. Bu hayati sorunu geniş bakış açılarıyla ve çeşitli yöntemlerle ele alarak önleyici ve bilinçlendirici politikalar oluşturması gerekmektedir.
Kadına karşı şiddetle mücadele, toplumun birlikte ve kararlı bir şekilde yürüttüğü bir çaba olmalıdır. Kadına yönelik şiddeti doğuran ve sürdüren olumsuz tavırları ve davranışları ortadan kaldırmak için sosyal farkındalık oluşturulmalı ve toplumun bakış açısında olumlu değişikliklere yol açacak düzenlemeler yapılmalıdır.
Kadınların iş ve eğitim hayatında pozitif olarak desteklenmeleri için gerekli hukuki zeminin oluşturularak düzenlemeler tesis edilmesi gerekmektedir. Bu, bilhassa ekonomik şiddete maruz kalan kadınlar için yüksek öncelikli bir adım olacaktır.
Ülkemizde, kanunlar çerçevesinde olmasına rağmen, kadına karşı şiddet olaylarına uygulamada eksiklikler nedeniyle tam olarak mani olunamıyor. Bu nedenle caydırıcılığı yüksek uygulamalar öncelikli hale getirilmeli ve yasalar asli amacına uygun bir vaziyette tatbik edilmelidir.
Bir misal vermek gerekirse, Ceza Kanunu içerisinde yer alan bir takım suçlara ilişkin ‘haksız tahrik’ indirimine kadına şiddet suçları asla dahil edilmemelidir. Bu sayede kadına karşı şiddet suçlarının hafifletici gerekçelere dahil edilmeden daha ağır ve caydırıcı bir şekilde uygulanması sağlanabilir.
Şiddet gören kadınlar için güvenli ve kolay erişilebilir sığınma merkezleri oluşturulmalıdır.
Çünkü şiddet gören kadınların tekrar şiddete maruz kalma endişeleri ve yaşadıkları güvensizlik hal durumları bu ortamlarla bir çözüme kavuşturulabilir.
Netice itibariyle, kadına karşı şiddeti önlemek için genciyle yaşlısıyla toplumun tüm katmanları tarafından bir seferberlik ilan edilmesi elzemdir. Bu süreçte evvela devlet önleyici tedbirlerle bu toplumsal hareketi belli bir safhaya eriştirebilir. Akabinde bu şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik caydırıcı düzenlemeler yapılmalı, uygulamadaki noksanlıkları giderici tedbirler oluşturulmalıdır. Bu şekilde kadına karşı şiddeti daha oluşmadan caydırıcı ve kesin bir şekilde ortadan kaldırmak mümkün hale gelecektir..




