Hidroponik Tarımın Dünya Gıda Krizini Çözme Olasılığı

Hidroponik Tarımın Dünya Gıda Krizini Çözme Olasılığı başlıklı konumuzda dünyadaki gıda krizinden ve yenilikçi verimli tarım yöntemlerinden biri olan toprak kullanmadan yapılan hidroponik tarımın dünya gıda krizine etkilerini inceleyeceğiz.
Yunanca “hidro” (su) ve “ponos” (emek) sözcüklerinden türeyen hidrofonik, kelimenin tam anlamıyla “suyla çalışan” anlamına gelir. Terim esasen topraksız mahsul yetiştirme yöntemini ifade eder. Bitkiler, büyümeleri için gereken besinleri topraktan aldıkları ve bu olmazsa muhtemelen ölebilecekleri için bu durum mantığa aykırı gelebilir. Ancak topraksız bitkiler gerekli tüm besin maddelerini sulu çözelti ortamından alırlar, dolayısıyla toprağın varlığı hayatta kalmaları için gereksiz hale gelir.
Geleneksel tarım uygulamalarının sera gazı emisyonları daha düşük olsa da şehirden uzak açık alanlarda yetiştirilen ürünlerin sevkiyatı ise tarımın yol açtığı toplam emisyonların yüzde 62’sini oluşturuyor. Toprak üzerinde yapılan geleneksel tarımın aksine hidroponik bitki fabrikalarında yapılan tarımın yüzde 70 daha az su gerektirdiği ve yüzde 99’a kadar su tasarrufu sağladığı bilinmektedir.
Hidroponik, bitkilerin büyümesi için kontrollü ve izlenen bir ortam sağlar. Ayrıca köklere gerekli besin maddelerinin doğrudan sağlanması onların daha hızlı büyümelerine yardımcı olur. Yetiştiricilerin mevsimlere bağlı kalması gerekmediği için iç mekan ortamı da verimi olumlu yönde etkiler. Bu, mahsullerin haşere istilası, hava değişiklikleri ve yerdeki hayvanlar ve kuşlardan kaynaklanan sorunlar gibi dış etkenler nedeniyle kaybolmasına gerek kalmadan mahsullerin tüm yıl boyunca yetiştirilebileceği anlamına gelir.

Hidroponik tarımın en iyi avantajlarından biri yerden tasarruf sağlamasıdır. Geleneksel tarımda, bitkilerin daha derin kökler geliştirmesi nedeniyle bitkilerin toprakta besin araması gerekir. Hidroponikte ise besinler doğrudan köklere verilir, böylece köklerin onları aramasına gerek kalmaz. Kökleri daha az yoğun olan bitkiler daha az yer kaplar; bu da hidroponiği kapalı alanlarda, çöle eğilimli bölgelerde ve aşırı soğuk bölgelerde yaşayan şehir sakinleri için ideal bir seçim haline getirir.
Hidroponik tarım, tüm ortamın kontrol edilmesi ve bitkilere yalnızca gerekli miktarda makro ve mikro besin sağlanması nedeniyle besinlerin verimli bir şekilde kullanılmasına olanak tanır. Hidroponik yöntemle yetiştirilen bitkilerin, büyüme için gereken optimum besin maddelerini sağlayarak, bitkilerin farklı çevresel koşullara bağlı olarak toprakta bulunan besinlere bağımlı olduğu geleneksel tarım yoluyla yetiştirilen bitkilerle karşılaştırıldığında daha iyi verim ve yüksek büyüme oranı elde ettiği bilinmektedir.
Geleneksel çiftçilik, çiftçilerin toprağı sürme, yabani otları temizleme, sulama ve tütsüleme işlemlerini denetlemek için çok fazla çaba ve zaman gerektirir; ve tüm bunlar, nitelik ve nicelik açısından her zaman yeterli veya tatmin edici olmayabilecek bir verime karşılık geliyor. Aksine, hidroponikte ihtiyacınız olan tek şey, onu tercih ettiğiniz alana kurmak ve bitkilerinizin büyümesini izlemek. Bu, ilk yatırım ve zamanı gerektirebilir, ancak iyi yönetilirse uzun vadeli yüksek getiriyi garanti eder.

Dünya Gıda Krizine Hidroponik Çözümler
Dünya nüfusunun aşırı artış hızı, dünyadaki mevcut tarım arazilerini gıda üretimi için yetersiz hale getirmektedir. Yakın zamanda yayınlanan Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünya nüfusunun 2030’da 8,6 milyara, 2050’de 9,8 milyara ve 2100’de 11,2 milyara ulaşması ve her yıl yaklaşık 83 milyon insanın dünya nüfusuna eklenmesi bekleniyor. Küresel nüfusun yüzde 80’inden fazlasının ise şehir merkezlerinde yaşayacağı düşünülmektedir. Bu da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 11’inin yiyeceğe erişimle mücadele etmesi gerçeğiyle birlikte, dünyanın daha fazla gıda üretmesi gerektiği anlamına geliyor. 9,8 milyar insanı beslemek için ise ortalama yüzde 50 ila yüzde 70 daha fazla yiyeceğe ihtiyaç olacağı söyleniyor.
Dünya genelinde pek çok çiftçi, dünyanın ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde tarım yapabilecek durumdadır. Ancak tarım arazilerinin sınırlı oluşu ve bir çiftçinin uzun süre tarım yapabilmesi için gereken prosedürler, ülkeden ülkeye pek çok bürokratik işlem gerektirmektedir.
İklim değişiyor ve çiftçilerin faaliyetleri çoğu zaman etkilenerek üretimde düşüşe neden oluyor. Bu noktada sorunların çözümü, hidroponik kullanımı yoluyla kapalı alanda tarım yöntemlerinin artırılmasıdır.
Hidroponik tarımın benimsenmesi dünyadaki birçok ekonomiyi değiştirmiştir. Akıllı tarımın ve mevcut küçük arazileri kullanmanın bir yolu olarak, birçok çiftçi bu tekniği günlük kullanım için ihtiyaç duydukları mahsulleri üretmek için kullanmış ve yerel pazarlar ve ihracat pazarları için mahsul yetiştirme seviyesine ulaşmıştır.
Hidroponik Tarımda Zimbabve Örneği
Dünyada gıda krizinin yoğun olarak baş gösterdiği ülkelerden biri olan Zimbabve topraksız tarımın uygulandığı prototip ülkelerden biridir. Denize kıyısı olmayan kurak bir kara ülkesi olan Zimbabve’de topraksız tarımla birlikte mahsul yetiştiriciliğinde adeta yeni bir çağ başlamıştır. Haşere ve hastalık istilasından ve iklim değişikliklerinden arınmış kontrollü bir ortamda çiftlik veriminin artması sağlanmıştır. Bazı çiftçiler hidroponiği çoktan benimsemiş ve arka bahçelerindeki konutlarında uygulamaktadır.
Hidroponik tarım metropollerde bile uygulanabildiğinden, çiftçilere ürünlerini istedikleri pazarlara ulaştırmak için mesafeye göre avantaj sağlar. Çiftçi ve tüketici arasındaki boşluk azalır ve böylece üretilen gıdada sıfır atık olur. Pek çok restoran ve gıda satış noktası, akıllı, haşere istilasından uzak ve daha lezzetli olacağı için hidroponik sebzeleri tercih etmektedir.
[ays_poll id=25]



